Paniad Başkanı İsmail Dizlek, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak genel
seçimler öncesi basın mensuplarına çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Dizlek, 2011 yılında yapılacak genel seçimlerde A partisi B partisi
gözetmeden Pazarcık’a hizmet edecek arkadaşı meclise göndermeliyiz”
dedi.
Dernek binasında basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelen Dizlek şunları söyledi:
“Biliyorsunuz 12 Haziran’da genel seçimler var. Artık yavaş yavaş aday
adayları ortaya çıkıyor. Arkasından adaylar belli olacak. Bu seçim
sürecinde Pazarcık’ta siyaset olarak ne yapmamız gerekiyor? Bizim de
artık görüş bildirmemiz gerekiyor. Artık Pazarcık’ın ve Pazarcıklıların
hakkını savunmak lazım. Herkes bilsin ki bu ilçe sahipsiz değildir. Bu
ilçenin hakkını hukukunu arayan insanlar, kuruluşlar ve dernekler var.
Biz her zaman diyoruz ki; “Hak verilmez, hak alınır” Pazarcık ekonomik,
sosyal ve kültürel alanda Kahramanmaraş’ın en gelişmiş ilçesidir.
Kahramanmaraş’ta kamunun her ilçede yatırımı var. Nedense Pazarcık’ta
hiç yatırımı yok. Bugün Pazarcık’ta özel sektörün yaptığı yatırımlar,
Türkiye’de hiçbir yerde yok. Pazarcık ve Narlı’da çeşitli alanlarda
gelişmiş 30’a yakın faal tesis var. Bu tesislerde 3 bine yakın istihdam
var. Ülkeye yarattığımız katma değer belli. İstihdamda yarattığımız
değerler belli. Biz her zaman şunu vurgulamak istiyoruz. Bu tesisler
Pazarcık ve Narlı’da değil de Kahramanmaraş’ta olsaydı bulunduğumuz
konum daha farklı olurdu. Sanayicilik Pazarcık’ta daha zor. Bilgiye
ulaşmak Pazarcık’ta daha zor, kalifiye eleman sıkıntısı var.
Kahramanmaraş’ta Gaziantep’te bir tane kalifiye eleman getirip
çalıştıramıyorum. Onlara Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta aldığı maaşa göre
%50 daha fazlasını öneriyoruz ama; Pazarcık’a gelmiyor. ‘Pazarcık’ta
eğitim sorunu var’ diyorlar. ‘Çocuğumu nerede okutacağım?’ diyorlar. Biz
diyoruz ki bizim bu ilçeye borcumuz var. Biz ilçemizin vatandaşlarına
yatırım yapmak zorundayız. Kalkınma alttan başlar üstten başlamaz.
Herkes kendi bulunduğu beldeye ilçeye yatırım yaptığı zaman kalkınma
olur. Pazarcık’ta ve Narlı’da sanayiciler zoru başardılar.
Pazarcık’ın jeopolitik yapısı da
çok önemli. Diğer ilçelere baktığınızda Kahramanmaraş’a çok uzakta.
Pazarcık Kahramanmaraş’a, Gaziantep’e, Adıyaman’a, Malatya’ya yakın.
Ulaşım sorunu da yok. Ama siyasiler olarak sahip çıkan yok. Bu ilçenin
hakkı bu mu olmalı? Buradan bir milletvekili çıktığında Pazarcık’a ne
kadar hizmet geldiğini hepimiz gördük. Herkes bu konuda bilinçlendi.
Artık halk diyor ki hangi partiden olursa olsun bizim sesimiz, gözümüz,
kulağımız olması bir tane Pazarcıklının mecliste olması lazım. Aksi
takdirde Pazarcık’ın sorunlarını tek başına halletmek mümkün değil.
Geçen hafta mahalle muhtarlarımızdan birinin gazetede serzenişi vardı.
Bu sadece o mahalle muhtarının değil, bütün mahalle muhtarlarını
ilgilendirir. Bize de aynı şekilde dertlerini anlatıyorlar. Çarşıya
çıkıyoruz esnafın durumu perişan. İnsanın içi dağlanıyor. Sabahtan açıp,
siftah yapmadan evinin yolunu tutan esnaflar var. Bu esnaf nasıl
canlanır, iş yapar. Bunun yolları var. En başta bir yüksek okul, fen
lisesi, Anadolu öğretmen lisesi olması lazım. Pazarcık bu konuda çok
geri kalmış bir ilçe. Bu ilçenin bir kısmı Gaziantep’te oturuyor. Devlet
memurlarının çoğu Antep ve Maraş’ta oturuyor ve gidiş-geliş yapıyor.
Gördüğümüz arkadaşlara soruyoruz; neden Pazarcık’ta oturmuyorsunuz?
Hepsi eğitim sorunu olduğunu söylüyorlar. Biz eğitim sorununu
halletmediğimiz sürece o insanlara söz geçirme hakkımız yok. Peki bunlar
haklı, bizim Pazarcık’taki insanların günahı ne? Gariban insanlarımızın
çocukları okumamak zorunda mı? Bu insanların iyi eğitim alma hakkı yok
mu? Paniad Başkanı olarak 2 yılı doldurdum. Eğitim alanında çabalıyoruz.
Bir yere gelince tıkanıyoruz. Bizim Ankara’da bir sesimiz olması lazım.
Bu ilçenin sorunlarının çözümü için herkes elbirliği yapar ama, bizler
Ankara’da bir çözüm aradığımız zaman gittiğimizde kapısını çalacağımız
bir vekilimiz olmalı. Bu ilçeden çıkan bir vekil olmadığı zaman bu
ilçenin sorunları çözülmez. Ben buna şahit oldum. Bir Ak Partili vekile
bu ilçenin sorunlarını Adana’dan K. Maraş’a kadar anlattım. Adam tamam
tamam deyip durdu. Aradan o kadar zaman geçti, bir gün bize dönmedi. Bir
Pazarcıklı olsa bana mecburen döner. Afşinli, Göksunlu, Elbistanlı
vekil var, bu ilçeden yok. Sanayisi olan bir ilçenin vekili yok. Bu
ilçenin vekil çıkaramayacak ne eksikliği var. Seçim süreci başlamış
diğer ilçelerden yüzlerce insan aday adayı oluyor. Bizim ilçeden kimse
kulis yapmıyor. Neden korkuyorsunuz? Cesaretinizi gösterin. Çıkın aday
adaylığınızı açıklayın, kulis yapın. Pazarcıklılara buradan
sesleniyorum; çıkın aday adaylığınızı açıklayın. Pazarcıklılar arkanızda
olacaktır. Biz diyoruz ki hangi partiden olursa olsun sizlere destek
verecek insanlar, sivil toplum kuruluşları var ve olacaktır.
Bizler ileri ki zamanlarda siyasi parti ilçe başkanlarını da
toplayacağız. İl başkanlarıyla da görüşeceğiz. Pazarcık’ın sorunlarını
onlara da anlatacağız. Bu ilçeye yatırım yapacak bir sürü gurbetçi var.
Bu ilçedeki sorunlar aşılmazsa kimse yatırım yapmaya gelmez.”
Basının Pazarcık için büyük bir şans olduğunu belirten ve siyaset ile
siyasetçileri bir gemiye benzeten Dizlek şöyle devam etti: “Basın
Pazarcık’ın ve siyasilerin nabzını tutuyor. Pazarcık’a gemi 5 yılda bir
uğruyor, yolcularını alıp gidiyor. Biz bu sefer bu gemiyi
kaçırmayacağız. Bu gemiyi kaçırırsak Pazarcık’ın bir 5 yılı daha boşa
gider. Pazarcık’ın bir 5 yıl daha beklemeye tahammülü yok. Basını da
dahil, sivil toplum kuruluşlarıyla, muhtarlarıyla ve halkıyla bir varlık
gösterip meclise Pazarcıklı birisini göndermemiz lazım. Pazarcık’ın bir
sürü eksik kalmış işleri de var. Bunların bitmesi lazım. Bir tane
sinema salonu bile yok. Halkımızda da kararlılık var. Halkımız diyor ki
hangi partili olursa olsun önemli değil diyor. Eskiden babamın partisi,
anamın partisi diyorlardı ama; bu yıl öyle demiyorlar. Bizler yıllardır
Pazarcık olarak başkalarının değirmenine su taşıdık. Giden bir daha
gelmiyor. İnsan Allah’tan korkar ya… Bir vekile buranın sorunlarını
Adana’dan buraya kadar anlat; insan bir döner, dönmedi bile. Biz bu
ülkenin ekonomisine katkı sağlıyoruz. Bizler sanayiciyiz. Bizler 3 bine
yakın istihdam sağlıyoruz. Sempozyum yapılınca bizler sponsor
yapılıyoruz. Festival varsa festival yap diyorlar. Yüksek okul
yapılacaksa para topla yap diyorlar. Etkinlik yapılacaksa parasal destek
ver diyorlar. Okulun ihtiyacı varsa gel parasını ver diyorlar. Biz
bunları kabul ediyoruz, ilçemiz için yapıyoruz ama, bizimde sözümüz
olsun burada. Biz gövdemizi koymuşuz taşın altına, başkaları da elini
koysun. Herkes artık kendi işini yapacak. Herkes sorumluluğunu bilecek.
Artık el ele verelim bu ilçenin nahoş talihini değiştirelim. Bu ilçenin
hakkı bu değildir. Biz üzülüyoruz. Genel seçime yaklaşık 3 ay var. Biz
bu süreyi iyi değerlendirmeliyiz. Bu ilçede herkes hakkını isteyecek.
Pazarcıklı birini seçilme şansı olan bir sıraya koydukları zaman
diğerlerine ders verilmesi lazım. Bunlara ders verirsek artık kimse
Pazarcık’ı bundan sonra yok sayamaz.